Kıbrıs Tarihi - Cyprus Journey

Kıbrıs Tarihi

Doğu Akdeniz’in yalnız adası Kıbrıs yüzyıllar boyu denizcilerin uğrak yeri olmuş bu yüzden tarihi zenginlikleri ve tarihten kalan koca bir mirasın temsilcisi.

10.09.2020

Tarihi Mirasın Temsilcisi Kuzey Kıbrıs

Asurlulardan mısırlılara, İranlılardan Romalılara kadar ada her medeniyete ev sahipliği yapmış ve her medeniyet eşsiz eserler bırakmış. Tunç devri erken dönemden orta döneme kadar uluslararası ilişkilerin kurulmasını sağlayan şehirler ve ticaret merkezleri ortaya çıkmış. Ardından Orta Doğu ülkeleri adaya yerleşmiş, Kral Evagoras’ın İran medeniyetini devirmesinin ardından ticari açıdan gelişen ve güçlenen bölge Salamis Bölgesi olmuş. Ve bu güçlenme Helenistik döneme ve Roma dönemine kadar devam etmiş.

Adada İttifak 1960 Yılına Kadar Sürdü

Roma İmparatorluğuna geçtikten sonra bölgede gerileme başlamış, kontrolün Bizanslılara geçmesi ile birlikte yeniden güç kazanmaya başlayan Ada kısa zamanda tüm şehirleri ile birlikte eski şaşalı zamanlarını elde etmiş. 500 yıl boyunca Ada’nın kontrolünü elinde tutan Bizanslıların ardından Richart the Lionheart, Luzinyanlılar, Venedikliler ve sonunda Osmanlılar hakimiyet kurmuşlar. 19 yüzyılda Hindistan’a ticaret yolunu korumak için Süveyş kanalı açıldı, zaman içinde Britanyalılar yeni yollar, boru hatları, tarım sulama yolları ve demir yolları ile stratejik önem kazanan adaya fazlasıyla ilgi duymuş. Kıbrıs'ın bağımsızlığını ilan ettiği 1960 yılına kadar adada ittifak ve gelişme devam etti.

1974 Yılında Kuzey Kıbrıs Bağımsızlığını İlan Etti

Yaşanan birçok olay Kıbrıs'ın ayrılarak Güney ve Kuzey olmak üzere farklı farklı bağımsızlıklarını ilan etmesine kadar sürdü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1974 yılında ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Haçlıların kullandığı kalelerden savaş zamanı müzelerine dini mekanlardan anıtlara, rönesans mimarisi ile Fransız gotik mimarisini taşıyan yapılar, Ermeni manastırları, Latin kiliseleri, camiiler, katedraller tüm dünyayı cezbeden büyüleyici birer tarihi ve dini miras olarak Kuzey Kıbrıs'ta keşfedilmeye hazır bekliyor. 2018 yılında açılan İskele Arkeoloji Müzesi, Neolitik dönemden başlayarak Roma'ya kadar uzayan 8 farklı döneme ait birçok esere ev sahipliği yapmakta. Gazimağusa limanını korumak için hendeklerle kuşanan kale olarak inşa edilen ve inşa edildiği dönemde şehrin ana girişi olan Othello kulesi, tüm ihtişamı ile misafirlerini selamlıyor.

Osmanlı Mimarisinin En İyi Korunmuş Mirası

Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs manzarasını çevreleyen, Girne sıradağlarının yükseklerinde konumlanmış alanı tepeden seyreden Saint Hilarion kalesi Lefkoşya'ya giderken yol üstünde yer alıyor. Ve Girne sıradağlarında Kantara ve Bufavento kaleleri gibi en iyi şekilde korunmuş durumda. Konik bir tepenin dik yamaçlarında gruplanan küçük bir kasaba olan Vouni Sarayı, Lefke yakınlarındaki Soli Şehir Krallığını yüz yılı aşkın süre izlemiş. Halk tarafından Büyük Han olarak adlandırılan ve adanın en güzel yapılarından biri olan kervansaray ise Osmanlı mimarisinin en iyi korunmuş mirası. Girne kalesinin görkemli surları dile gelseydi, ne efsaneler anlatır kim bilir. Girne kalesi ilk olarak Bizanslar tarafından büyük olasılıkla Roma hisarının kalıntıları üzerine 7.yy'da şehri Arap denizcilerinden korumak için inşa edilmiş.

Benzersiz Bir Atmosfer

İnsanlığın geçmişine açılan pencerelerden biri de Salamis Antik Kenti, geçen sürede insanoğlunun gelişmesini gösteren antik kent dönemini anlatmaya yetiyor. Voini Sarayından izlenen ve Yeşilırmak kayalığı olarak bilinen Kıbrıs'ın en eski yerleşim yeri Petra, Tou, Limnidi adası cilalı taş devrine ait sanat eserleriyle birlikte ortaya çıkarılmış. Girne'nin Güneyinde yükselen beş parmak dağlarının eteğinde konuşlanan güzel Bella Pais köyü ve görkemli manastırı, sessiz patikaların ve beyaz badanalı evlerin arasında yaşanan geçmişi anlatıyor. Huzurun tam anlamıyla yaşandığı ve zamana meydan okuyan Bella Pais manastırı, adının anlamını taşıyan güzellikte at nalı şeklindeki Girne'nin eski limanını çevreleyen restoranlar ve barlar, müşterilerine benzersiz bir atmosferde hizmet sunmaya devam ediyor.

Tarih Tüm İhtişamını Korumayı Sürdürüyor

Lefkoşa'da bulunan ve 17.yy'ın sonlarına doğru inşa edildiği tahmin edilen Kumarcılar hanı, Büyük han ile kıyaslanınca daha küçük ve daha mütevazi ama şehrin içinde klasik ticari bir Osmanlı hanı olarak kendini korumayı sürdürüyor. Yine Lefkoşa'da kültürleri, medeniyetleri ve eski dönem yaşamlarını anlatan, şehrin başka tarihlerini yansıtan en önemli binalardan olan Bedesten ya da Bedestan Lefkoşa'da Selimiye'de yer alıyor. Selimiye Camii ile Bandabulya arasındaki bina tarihi eser olarak ihtişamını koruyor.